Cemaziyelevvelini Bilmek
Eski zamanların birinde, devletin resmi kayıtlarının tutulduğu bir arşiv dairesinde genç ve oldukça yoksul bir memur çalışmaktaymış. Bir dönem, "Cemaziyelevvel" ayına ait evrakların tasnif edilip sandıklara mühürlenerek başka bir yere nakledilmesi gerekmiş. Görevini tamamlayan bu memur, işi biten boş bir kumaş torbayı evine götürmüş.
Yokluk sebebiyle bu kumaş torbadan kendisine bir iç çamaşırı diktirip giymek zorunda kalmış. Ne var ki torbanın üzerindeki mürekkep ne kadar yıkanırsa yıkansın bir türlü çıkmamış. Torbanın üzerinde yer alan "Cemaziyelevvel" ibaresi, memurun diktirdiği çamaşırın arka kısmında net bir şekilde kalakalmış. Bir gün dairesinde arkadaşlarının bu durumu fark etmesiyle yoksulluk sırrı açığa çıkmış.
Aradan uzun yıllar geçmiş; bu memur azimle çalışıp büyük makam mevki sahibi olmuş. Artık en kıymetli kürkler içinde saygın bir şahsiyet hâline gelmiş. Eski arkadaşları onun bu yükselişine bakarken, içlerinden biri şöyle demiş: "Canım, şimdiki hâline bakmayın, biz onun cemaziyelevvelini biliriz!"
💡 Deyimin Anlamı
Bir kimsenin geçmişindeki gizli saklı kalmış kusurlarını, yoksulluğunu veya bilinmesini istemediği eski durumlarını bildiğini ima etmek amacıyla kullanılır.