Dalkavukluk Etmek
Eski İstanbul konaklarında, hane sahiplerinin kederli anlarında neşesi, yalnız kaldıklarında ise dert ortağı olan kadrolu dalkavuklar bulunurdu. Bu kimseler, yalnızca efendilerinin her dediğini tasdik etmekle kalmaz; yeri geldiğinde zekice eleştirilerle dolaylı yoldan katkı sağlayan, özel karakterli insanlardı.
Vaktiyle yüksek rütbeli bir zat, yanına yeni bir dalkavuk almak arzusuyla tellal çıkartmış. Adaylardan birine; “Sen gerçekten dalkavuk musun?” diye sormuş. Aday; “Evet efendim, bendeniz dalkavuğum,” cevabını vermiş. Efendi onu denemek için; “Fakat hiç de dalkavuğa benzemiyorsun,” deyince aday kendini savunmaya çalışmış ve elenmiş.
Nihayet içeri giren son adaya da aynı soru sorulmuş. Aday; “Evet efendi hazretleri, bendeniz dalkavuğum,” demiş. Efendi yine; “Amma sen öyle pek dalkavuğa benzemiyorsun,” deyince, aday büyük bir sükûnetle; “Hakk-ı âliniz var efendim; pek öyle dalkavuğa benzemem,” diyerek efendisini onaylamış.
Efendi bu kez şaşırtmacalı bir çıkış yaparak; “Fakat sanki biraz da dalkavuğa benziyorsun,” demiş. Aday hiç istifini bozmadan; “Evet, biraz da benzerim efendim,” diye karşılık vermiş.
Aradığı cevabı bulan efendi, dalkavuğunu seçmiş. Zira dalkavukluğun sırrı, efendisinin her sözünü, bir önceki sözüyle çelişse bile anında ve itirazsız onaylamakta gizlidir.
💡 Deyimin Anlamı
Çıkar sağlamak amacıyla birine aşırı ve sahte saygı göstermek, onu gereksiz yere övmek veya her dediğini körü körü onaylamak anlamında kullanılır.