Diş Bilemek
Öfkeyi, intikamı ve birine zarar verme isteğini anlatmak için kullandığımız keskin bir deyimimiz vardır: "Diş bilemek." Bu deyimin kökenine dair anlatılan ilginç rivayet, bir yanlış anlaşılmanın koca bir orduyu nasıl etkilediğini anlatır.
Rivayete göre; bir sabah vakti, Müslüman ordusunun karargâhını uzaktan gözleyen bir Haçlı keşif kolu, şahit oldukları manzara karşısında donup kalır. Askerlerin şafak vaktinde dere kenarına indiklerini; ellerindeki ağaç parçalarını (misvak) büyük bir ciddiyetle dişlerine sürdüklerini görürler.
Bu tertemiz medeniyet göstergesine bir anlam veremeyen keşif kolu, kendi içlerindeki vahşetin etkisiyle; "Müslümanlar yine bilmediğimiz bir harp hilesi yapıyorlar! Bu sefer dişlerini bileyerek bizi parçalamak niyetindeler!" diyerek korkuyla kaçarlar.
Korku bir anda tüm orduyu sarar ve sabah namazından sonra atlarını düşman üzerine süren gaziler, karşılarında savaşacak bir ordu bulamazlar. Yakalanan yaralı bir asker gerçeği şöyle itiraf eder: "Keşfe çıkan askerler, sizin dişlerinizi bilediğinizi görmüşler. Bu haberi duyunca kimse sizinle savaşmaya cesaret edemedi."
💡 Deyimin Anlamı
Birine kötülük yapmak için fırsat beklemek, gizli bir öfke ve intikam duygusu beslemek anlamında kullanılır.