Dokuz Doğurmak
Çengeloğlu Tahir Paşa, Osmanlı bahriyesini ıslah etmek için canla başla çalışan, ancak bir o kadar da acımasız ve tavizsiz bir amiraldir. Kaptan-ı Deryalık yaptığı dönemde Galata bölgesinde sert bir yasak koyar: "Gece fenersiz sokağa çıkmak kesinlikle yasaktır!"
Yasağı kontrol etmek için teftişe çıkan Paşa, fenersiz sokağa çıkan yirmi kadar adamı derdest edip huzuruna getirir. Paşa, herkesi bir bir falakaya yatırır. Sıra onuncu adama geldiğinde, adamın korkudan dizleri birbirine vurmaktadır. Paşa kükrer: "Sen niye fenersiz çıktın be hey herif?"
Adam titreyerek anlatır: "Paşa hazretleri, karım hamileydi, sancıları tuttu. Ebe çağırmaya koşmam gerekiyordu, fenerimiz ödünçteydi, mecburiyetten karanlıkta fırladım sokağa..." Paşa, adamın çaresizliğine acır ve onu bırakır.
Adam canını kurtardığına şükrederek eve koşar. Karısı, kocasının yokluğuna içerleyerek sitem eder: "Efendi, ne kadar da rahatsın! Kim bilir nerede keyfe daldın da şimdi gelip hâl hatır soruyorsun?" Adamcağız içini çekerek cevap verir: "Hatun, hatun! Sen burada bir tane doğurdun ama ben Paşa’nın huzurunda sorgu sırası bana gelinceye kadar tam dokuz doğurdum!"
💡 Deyimin Anlamı
Bir sonucun veya haberin gelmesini merakla, büyük bir endişeyle ve sabırsızlıkla beklerken yaşanan ağır tedirginliği ifade etmek için kullanılır.