Eski Kulağı Kesiklerden Olmak

Günümüzde çok görmüş geçirmiş, tecrübeli ve kurnaz kimseler için kullandığımız bu deyimin kökeni, asırlar öncesine, Hacı Bektaşi Veli’nin tarikat geleneklerine dayanır.

Hacı Bektaşi Veli’nin tarikatına girmek isteyenlere önce tarikatın şartları açıklanır, gerekli öğütler verilirdi. Bu katı kurallardan biri de dervişlerin hayatları boyunca hiç evlenmemeleri, kendilerini tamamen ilahi aşka adamalarıydı.

Bu yeminin bir nişanesi olarak, derviş adayının kulağına tekkenin girişinde bir delik açılır ve oraya "mengûş" adı verilen özel bir küpe takılırdı. Bu küpe, dervişin dünyaya ait nefsani isteklerden vazgeçtiğinin bir sembolüydü.

Ancak zamanla bu ağır şartı bozan, dünyevi arzularına yenik düşüp evlenen dervişler olurdu. Kuralı bozanların kulağındaki küpe, ceza olarak sertçe çekilip alınır ve dervişin kulak memesi yırtılırdı. Halk, kulağındaki bu yırtıkla dolaşan cezalı dervişlere "kulağı kesikler" diye hitap etmeye başlamıştır.

Zaman içerisinde bu ifade, tarikat bağlamından çıkarak; hayatın sillesini yemiş, çok şey yaşamış, başına gelenlerden ders çıkarmış ve bu sayede oldukça tecrübelenmiş kimseler için kullanılan nükte dolu bir deyime dönüşmüştür.

💡 Deyimin Anlamı

Görmüş geçirmiş, tecrübeli, her türlü hileyi ve yolu bilen, kolay kolay aldatılamayan uyanık kimseler için kullanılır.