Mürekkep Yalamak

Eskilerde yazı yazmak için kullanılan mürekkep boyası bezir isinden yapılıyordu. Bu mürekkep ise suda çok çabuk bozuluyordu. Bu yüzden el yazması eserler asla su ve türevleri ile temas ettirilmezdi.

Ancak kitap henüz yazılma aşamasındayken mürekkebin bu özelliği hattatların işine yarardı. Gerek divitlerin ucunda kalan mürekkep lekelerini temizlemek, gerekse sayfaya küçük bir nokta yahut imla koymak için diviti tekrar mürekkebe bandırarak israf etmek yerine, hattatlar uçlarını dillerine değdirirlerdi. Böylece oradaki mürekkebin çözülüp tekrar kullanılmasını sağlarlarmış.

Bu durumda da dillerinin mürekkep olması, yani mürekkebi yalamış olmaları kaçınılmazdır. Sonuçta eskiler, bir insanın yaladığı mürekkep miktarı arttıkça ilminin de arttığını varsayarlarmış. Okuma yazma bilenlerin çok az olduğu çağlarda, azıcık da olsa mürekkep yalamış olmak toplum içinde büyük bir saygı alameti sayılırdı.

💡 Deyimin Anlamı

Eğitim görmüş, çok okumuş, yazmış, kültürlü ve bilgili olmak anlamında kullanılır.