Yok Devenin Başı

Olmayacak şeyler ya da abartılı yalanlar karşısında bir alay ifadesi olarak kullandığımız "Yok devenin başı!" deyiminin hikâyesi, Nasrettin Hoca'nın çocukluk yıllarına dayanır.

Nasrettin’in dul annesi, geçimlerini sağlamak için eğirdiği ipleri oğluna verir, pazarda uygun fiyata satmasını istermiş. Ancak pazardaki bazı kurnazlar, Nasrettin’in çocuksu saflığından yararlanıp malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Sürekli aldatıldığını fark eden Nasrettin, bu duruma çok içerlemiş ve bir oyun oynamaya karar vermiş.

Bir kurban bayramı sonrası, Nasrettin bir deve kellesi bulup annesinin iplerini bu kelleyi merkez alacak şekilde etrafına sarmış. Ortaya oldukça ağır bir yumak çıkmış. Nasrettin yumağı pazara götürdüğünde, kurnaz müşteriler hemen etrafını sarmışlar. Yumağın ağırlığından şüphelenen biri alaycı bir tavırla, "Nasrettin, bu yumak çok ağır. İçinde taş olmasın sakın?" diye sormuş. Nasrettin de aynı alaycı ifadeyle, "Yok devenin başı!" diye cevap vermiş.

Pazarlık yapılmış, adamlar yumağı satın almışlar. Ancak ertesi gün yumağı çözdüklerinde içinden gerçekten bir deve başı çıktığını görünce Nasrettin’i kadının huzuruna çıkarmışlar. Kadı, Nasrettin'e "Niye böyle yaptın?" diye sorduğunda Nasrettin kendinden emin bir şekilde itiraz etmiş: "Zinhar kadı efendi! Onlar bana 'İçinde taş mı var?' diye sordular, ben de açıkça 'Yok, devenin başı!' dedim. Gerçeği söylememe rağmen yine de satın aldılar." Nasrettin bu zekice savunmasıyla davayı kazanmış.

💡 Deyimin Anlamı

Söylenen bir sözün çok abartılı olduğunu, inanılmayacak kadar büyük bir yalan olduğunu veya bir durumun imkânsızlığını vurgulamak için alaycı bir şekilde kullanılır.